PAYLAŞ
Büşra Ün

Eylül’ün ruhumuza sonbahar düğümü atmaya hazırlandığı tarihlerdi. Efkar-ı umumiyeyi uyku akımının istila ettiği bir zaman diliminde telefonumda bir mesaj belirdi. Gece yarısına biraz daha yakın zaman diliminde mesut esneyişimi uyanıklık vaziyetine havale ederek baktım ekrana.

Bahar yüzlü, itaat kurallarını hatmetmiş bir kız, eşsiz bir neşe içinde, kıt’aları ayıran okyanusların ötesinden şehrin halsizliğine kendini kaptırmış Türk milletine bir şeyleri hatırlatmanın çabası içindeydi.

Gıdasını milli kimlikten alan bu ‘Kraliçe’nin sesine dost kesilen kulaklarıma, tebessüm eden yüzüm eşlik etti bir süre sonra. Omzunda koca bir yükle sorumluluk üstlenmiş gibi gördüğüm bu ‘Türk Kızı’na bakınca, ‘Himalaya’yı tasavvur ettim. Karanlığa umudu ve heyecanıyla zenginlik katan isim, Rio 2016 Paralimpik Oyunları’nda ülkemizi tenis dalında temsil etme hakkını elde edebilmiş ilk ve tek sporcumuz Büşra Ün’dü.

busra-un-tenis7-1
Ülkemizi teniste temsil eden tek milli sporcumuz Büşra Ün. O bir tarih yazdı.

Çağımızın icadı ‘Periscope’ denen canlı yayın aracıyla her yandan çifte fosforlu ışıkların yandığı bir mekânda, esrarengiz bir gökyüzü altında yanında antrenörüyle birlikte asil bir duruş çerçevesinde neler olup bittiğini anlatıyor, kendisini gayri ciddi şekilde dinleyenlere de esprili şekilde cevaplar veriyordu. Sıhhatin sporla korunabileceğine inanan bu güzel kız, göz kamaştırıcı bir şenlik alanından çıkacağı maça dair bilgiler veriyor, harap uzviyetli bazı genç akranlarına da yol gösteriyordu. Maçını oynadı, madalya kazanma hakkını Tokyo 2020’ye bıraktı o.

Milli sporcunun artık bir yurdu var…

Düşkün kelime kurgusundan uzak, korkuyu bile cesaretlendiren lisanıyla bizi çok etkileyen bu kızla döner dönmez bir söyleşi yapmak niyetindeydim. Sözünü de yine ‘Periscope’ denen o sihirli icattan aldım. Türkiye’ye döndüğünde okullar açılmış, yurt problemiyle baş başa kalmıştı. Neyse ki o konu da halloldu. Zaten kendisinden dinleyeceğiz. Bu ve hayatına dair her konuyu biz sorduk, o da kendine has uslubu ve hayat dolu çehresiyle cevap verdi.

İşte; Türkiye’yi 2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda temsil eden ilk ve tek milli sporcumuz Büşra Ün ile (19 Mayıs 1994 İzmir doğumlu) yaptığımız röportaj:

Büşra Ün
Neşeli ve hayat dolu olduğu daha bebekken belli olan Büşra, Paralimpik teniste Türkiye’nin tartışmasız bir numarası.

Hayırlı olsun yurduna kavuştun. Sıkıntılarını sosyal medyada dile getirdin. Geniş bir kitle arkanda durdu. Neler söylemek istersin?

Yurt başvurusu için yapabileceğim her adımı sırasıyla takip ettim. En sonunda Twitter kullanan diğer öğrenciler gibi oradan iletişime geçmeyi denedim. Olumlu sonuçlandığı için çok mutluyum. Hiç tanımadığım insanların bu denli desteğini görebilmek gerçekten büyük bir nimet. Şükrediyorum:)

Yaşadıklarını başka insanların yaşamamasını istiyorsun. Yetkililere ne söylemek istersin?

Umarım aynı sorunları kimse yaşamaz. Engellilere yapılan pozitif ayrımcılığın her alanda daha belirgin hale gelmesini diliyorum.

busra-un-tenis14
Zaman zaman da biraz dalgınlık… Müsabaka öncesi tam konsantrasyon…

MASA TENİSİ KURSU ARARKEN TENİSLE TANIŞTIM

Tenise nasıl başladın, kimin teşvikiyle oldu?

Artık beden eğitimi derslerinde kenarda boş boş oturmaktan sıkılmıştım. Arkadaşlarımla masa tenisi oynuyordum. Bir gün ailemle gezerken Buca Tenis Kulübü’ne denk geldik. İçeri girip “Engellilere masa tenisi kursu veriyor musunuz? diye sorduğumuzda bize tenis dersi verdiklerini söylediler. Bu şekilde ilk antrenörüm Dianne Fowler ile 2009’da tenise başladım. Mehmet Sünnetçi ile devam ettim. Şu an Osman Yıldız ile turnuvalara hazırlanıyorum. Üç antrenör de evime araba ile 7-8 dakikalık uzaklıkta oturuyorlar. Üçü de gönüllü çalıştırıcılar. Allah onları karşıma çıkardı diyebilirim. 🙂

Milli tenisçimiz insanları güldürmeyi ve neşelendirmeyi seviyor.
Milli sporcumuz Büşra, etrafına da neşe saçıyor. O hayat dolu biri…

BEN SADECE OMUZ VE KOLLARIMI KULLANIYORUM; MENÜSKÜSLÜ BİRİ BİLE RAKİBİM OLABİLİYOR

Rio 2016 Paralimpik Oyunları’nda mücadele etmen büyük başarıydı. Daha önce ‘Junior’larda dünya üçüncülüğün var. Çok gençsin, ileriye yönelik hedeflerin neler?

Şu anki hedefim dünyada ilk 8’e girerek Grand Slamler’de yarışabilmek. Tenis normalde de çok zor ve masraflı bir branş. Fakat tekerlekli sandalye tenisi aynı zamanda en adaletsiz branşlardan birisi olduğu için Paralimpik Oyunları’nda madalya kazanma süreci diğer branşlara göre daha uzun sürebiliyor. Rio’da engeli benim kadar ağır olan 32 kişi içinde sadece 1 sporcuydu. O da zaten İngiliz. İngilizlerin de tenise olan ilgi ve desteğini hepimiz biliyoruz. Menüsküsü olan bir kişi bile benim rakibim olabiliyorken ben belim ve aşağısını hissedemediğim için sadece omuz ve kollarımı kullanıyorum. Bu yüzden daha çabuk yoruluyor ve sakatlanabiliyorum. Şu anki ilk hedefim Rio’ya 2 ay kala başlayan omuz sakatlığımın tamamen geçmesi. Aynı tempoya geri dönmek için sabırsızlanıyorum.

Büşra Ün
Rio2016 Olimpiyatları’nda tenis dalında tek temsilcimiz Büşra Ün’dü.

Rio günleri nasıl geçti?

Rio organizasyon olarak beklediğim gibi değildi. Fakat yine de ben tadını çıkarmaya çalıştım. Diğer branşlardaki arkadaşlarımı desteklemek için maçlarında yanlarında olmaya gayret gösterdim. Kendi branşımdaki sporcuları izleyerek tecrübelerinden faydalanmaya çalıştım. Çünkü dünyanın en iyilerini bir arada görmek için 4 yıl beklemek gerekiyor.

Salçalı ekmeği çok seviyorsun? Bunu biliyoruz. Başka neleri seversin?

Sabahları kızarmış ekmeğin üzerine salça sürmeye bayılırım. Yanında da sıcacık çay, oh mis… Ve acayip et hastasıyım. Tatlı aramam çok. Annemin karnıyarığı ve patates kızartması-ranch sosu ikilisiyle tüm öğünlerimi geçirebilirim. Fakat sürekli sandalye kullandığım için kilo vermem neredeyse imkansız. O yüzden kilo almamak için yediklerime dikkat etmek zorundayım.

Büşra Ün
Büşra, gezip gördüğü yerlerde selfie ve fotoğraf çektirip kendisine hatıra biriktiriyor.

EN BÜYÜK DESTEKÇİLERİMDEN BİRİ ÇAĞLA ABLA

Çağla Büyükakçay, Rio’ya giderken sana şans dilemişti? Manevi desteğini hissediyor musun?

Çağla Abla’nın desteğini her zaman hissediyorum. Tekerlekli sandalye tenisi, tenistir. O da bunu bildiği için yaşadığım sıkıntıları biliyor ve tecrübelerinden dolayı anlıyor. Rio’ya giderken attığı mesaj beni çok mutlu etmişti. Ülkemizdeki en özel sporculardan birisi. Her şeyin en iyisini hak ediyor.

Hayat dolusun. Senin gibi gençlere tavsiyen nedir?

Çok düşünmek her zaman daha çok yoruyor. Kötü bir şey yaşamış olabiliriz. Ancak zamanı geri alamayacağımıza göre bu sıkıntının neden başımıza geldiğini düşünmek yerine sorunu atlatmak için ne yapmak gerektiğini düşünmeliyiz. En basitinden vize-final haftalarında resmen depresyona giriyorum. Çünkü genelde turnuvadan döner dönmez sınavlara girmek zorunda kalıyorum ve çok zorlanıyorum. Fakat turnuvada bile “Sınav haftam iyi mi yoksa kötü mü geçecek?” diye düşünmem, sadece çalışırım.

Büşra Ün

Eğer üzülecek ve sıkıntı yaşayacaksam onu da zamanına bırakırım. Anın tadını çıkarmaya çalışırım. Sınav haftası sıkıntı çekip zorluk yaşayacaksam, kendimi öncesinde daha da sıkmam. Rio’dan dönüşte okul ve yurt sıkıntıları yaşayabileceğimi kestirebiliyordum. Fakat bu sorunların Rio’nun tadını çıkarmama engel olmasına izin vermedim. Doğru mu yapıyorum, bilmiyorum. Fakat her şeyi zamanında yaşamanın beni psikolojik olarak çok rahatlattığını söyleyebilirim. Bu yüzden benim gibi olan kişilere karşılaştıkları sorunlara çok takılmamalarını öneririm.

busra-un-tenis16

ENGELLİ OLMAK BENİM İÇİN KÜÇÜK BİR FİZİKSEL FARKLILIK

İnsanlardan engelli vatandaşlarımıza karşı şikâyetin var mı? Şunu yapmasınlar dediğin?

Milletimiz diğer milletlere göre gerçekten daha duyarlı. Hiçbir zaman yardım istediğimde geri çevrilmedim. Normalde benim için engelli olmak, küçük bir fiziksel farklılık. Benim saçım siyahken, en yakın kız arkadaşımın saçının sarı olması gibi bir şey. Özellikle Londra’da sokakta dolaşırken böyleydi yani. Taksinin içinde bile rampa varken engelli olduğunuzu tamamen unutuyorsunuz. Fakat zaman zaman bu küçük farklılık gözümde bir dağa dönüşüyor. Dileğim ülkemizde, yardım istememize sebep olacak hiçbir ortamın kalmaması.

busra-un-tenis15
Büşra, 2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda halterde şampiyon olan Nazmiye Muratlı ile.

Sizin maçlarınızı Türk sporseverler nereden duyup izleyecek. Federasyon bu konuda başarılı mı? Rio’ya yeterli ilgi gösterildi mi Türkiye’den?

Maalesef şu ana kadar hiçbir maçım canlı verilmedi. 2-3 ülke dışında tenis maçları canlı verilmiyor zaten. Daha önünde uzun yıllar olan bir branş. Fakat Rio’daki maçımın verilmesini beklerdim. İnşallah 2020 Tokyo maçım verilir. Şu an farkettim: 2020’ye kadar maçımın canlı verileceğine dair bir ümidim yokmuş. Umarım ben de yanılırım. Basına çok iş düşüyor. Her gün dakikalarca yapılan futbol haberlerinden biraz vakit ayrıldığı takdirde bizlerden daha çok haberdar olabileceğinize inanıyorum.

busra-un-tenis20
Artvin’de müsabakaya çıkan Büşra, doğanın güzelliklerini görme fırsatı da elde etti.

Periscope yayınları yaptın sürekli. Farkındalık oluşturmak için mi? Sosyal medyanın gücüne güveniyor musun?

Yanımda olmasını istediğim insanlar vardı. İnşallah bir dahakine kendi antrenörüm ve annemle de gidebilirim. Çünkü hayatınızın en önemli anını yaşarken, en büyük destekçilerinizi de yanınızda görmek istiyorsunuz. Bu yüzden Periscope yayını yaptım. Basından destek bekleyebilmek için önce kendim çaba göstermeliyim diye düşünüyorum. Bu yüzden sosyal medyanın üzerine bu kadar düşüyorum.

Büşra Ün
Büşra, zaman zaman yorgun düşse de hedeflerine emin adımlarla yürüyor.

AYDIN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ’NDE OKUYORUM

İnsanlar merak eder. Okulun hangi bölüm kaçıncı sınıf?

Normalde Engellilerde BESYO’ya girebilmek için milli sporcu olmak yetmiyor. Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası ve Paralimpik Oyunlar’da ilk 3’e girmemiz gerekiyor. Üstelik bu başarıyı Büyükler Kategorisi’nde elde etmek gerektiği için benim Gençler Kategorisi’ndeki Dünya 3.lüğüm sayılmadı. Bu yüzden Ege Üniversitesi’ne giremedim.

Adnan Menderes Üniversitesi’ne puanımla ek yerleştirmelerle girebildim. İlk yıl İzmir’den Aydın’a gidip geldim. 2 saat gidiş, 2 saat dönüş. Dersim 12’de bitiyordu; yeterli öğrenci çıkmazsa servis olmuyordu. 3’e kadar bekliyordum. 3’te yoksa 5’e kadar bekliyordum. O yıl haftada 1-2 saat tenis oynadım. Diğer 3 yılı Ege Üniversitesi’nde misafir öğrenci olarak okudum.

Aydın’daki dersleri Ege’de aldım. Fakat müfredat farklı olduğu için her ders Ege Üniversitesi’nde açılmadı. Bu yüzden onları almak için şimdi 5. yılımı Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde okuyorum. İnşallah artık biter. Sorunsuz geçen bir eğitim dönemim hiç olmadı.

Büşra Ün
Kortların Kraliçesi Büşra Ün

Rio’ya kadar bazıları seni tanımıyordu. Meşhur olmak nasıl bir duygu?

Tam anlamıyla meşhur olduğumu düşünmüyorum açıkçası. Hayatımda çok bir şey değişmedi Rio’dan döndüğümden beri. Ama destekçilerimin arttığını görmek beni çok mutlu ediyor. Bu karşılığı olmayan bir şey.

Federasyon ya da devlet yetkililerinden isteklerin var mı. Kendi spor dalına dair yapılmasını arzu ettiğin, şu noksan dediğin nedir?

Tekerlekli sandalye tenisinin kulüp bazına indirildiği takdirde daha fazla başarı getireceğine inanıyorum. Her kulüp en az 2 engelli sporcu çalıştırmak zorunda olsa, bir sürü sporcu çıkar. Fakat şu an çok az sayıdayız. Paralimpik Oyunlar’da derece beklemek için artan destek ve sistematik düzene ihtiyacımız var.

Büşra Ün
Milli tenisçimiz Büşra Ün

BÜŞRA APLAAA! SIKILDIK, GEZİYİK. GELCEN Mİ?

Rio’nun en genç yüzücüsü 13 yaşındaki Sevilay Öztürk’ün yanında mıydın. Biz, annesi yaşındaki rakipleriyle yarışırken kendisinden çok etkilendik?

Rio’da Sevilay ile beraber vakit geçirdik, sahili dolaştık. Onu hayranlıkla seyrettim. Çoğu işini yine yüzücü Beytullah Eroğlu gibi kendi halledebiliyor. Yüzmek gözüme hep çok zor görünmüştür. Onlara bu yüzden çok özendim. Onun yaşında ben de Paralimpik Oyunlar’da tecrübem olsun isterdim. Aklımda hep “Büşra Aplaaa! Sıkıldık, geziyik. Gelcen mi?” sözüyle kalacak olan bu tatlı şiveli kız, umarım çok güzel bir geleceğe sahip olur 🙂

Büşra Ün
Gelecekte olimpiyat şampiyonu olmak için var gücüyle çalışıyor.

İzmir yaşadığın şehir, seviyorsun. Ne bekliyorsun insanlarından?

Cok fazla destek görmedim. İzmir gibi bir şehirde yaşayıp da bedensel engelli sporcular arasında Rio’ya katılma hakkı kazanan bir tek ben varım. Bir İzmirli sporcu daha var fakat İstanbul’da yaşıyor ve antrenmanlarını orada yapıyor. Böyle bir şehirde yaşayıp sadece bir sporcunun çıkması çok üzücü. İzmir’e daha iyi başarılar yakışır. Ama bunun için desteklerine ihtiyacımız var.

busra-un-tenis13
Rio’da müsabaka öncesi kendisi için çizilen bu karikatür Büşra’yı çok duygulandırmış, kendi insanından da bu şekilde jestler beklediğini belirtmişti.

Spor Zone ekibine ne söylemek istersin. Spor adına şunu da görmek isterdim dediğin bir konu var mı?

Hakkımda yaptığınız paylaşımlar bazen en yorucu günde bile ilaç gibi geliyor. Alışılmış, klasik medya haberleri anlayışının dışına sizinle çıkıyoruz. İyi ki varsınız 🙂

busra-un-tenis1
Galatasaraylı olan başarılı tenisçimiz, müsabakalara Sarı-Kırmızılı bileklikle çıkıyor. Bir gün Galatasaray yönetiminin kendisini TT Arena’ya davet etmesini de bekliyor.

KÜÇÜKKEN HARÇLIKLARIMLA GALATASARAYLI FUTBOL TOPU ALIRDIM

Son olarak Galatasaray… Nasıl Galatasaraylı oldun. Kulüpten arayan oldu mu bu süreçte. Arena’da ağırlanmak ister misin bir maçta?

Kendimi bildim bileli Galatasaraylıyım. Küçükken para biriktirip pazardan 5 liraya Galatasaraylı futbol topu alıp çimlerde erkek arkadaşlarımla futbol oynardım. Kaleci eldivenlerim hala duruyor. 🙂 Ama uluslararası alanlarda tüm Türk takımlarını destekliyorum, olması gerektiği gibi.

Büşra Ün
İzmir’de yaşayan milli sporcumuz Büşra, kendisine gösterilen ilgiden mutlu fakat, hemşehrilerinin maçlarını izlemeye gelmesini de istiyor.

sporzone.com

CEVAP VER